Sizi ne ilgilendiriyorsa, ben de aynı moddayım! Bu şehir için ne yapıldı, ne yapılacak, ne-neler yapılmalı ona bakarım, onlarla ilgilenir, onları gündeme taşırım, fakat bunun yanında beni ilgilendirmeyen meselelerde ne kafa yorarım, ne de o topa girerim.
Elin beş keçisi on koyunu beni ilgilendirmez!
Daha önce de söyledim, yaş kemale erdi, eski heyecanın yerini sakinlik, tehennilik aldı, Don Kişot’uk devri nihayete erdi. Eskidenmiş o fincancı katırlarını ürkütmek, eskidenmiş o kral çıplak diye haykırmak, eskidenmiş o mahallenin delisi sıfatıyla sağa sola külhanbeylik taslamak, eskidenmiş o çılgın yazışmalar, çemkirmeler.
Her şeyin bir dönemi, devri varmış, ben o devri çoktan kapattım, kapıya kilit vurdum!
*
Vurdum ama bu yılgınlık, bu bitkinlik, bu korkaklık anlamına da gelmesin! Eleştirmekten yılmam, bıkıp usanmam, ama gelenin keyfi için de geçmişe kalkıp sövmem!
Demiştim daha önce, beni ne, neler, kim ve kimlerin ilgilendirdiğini. Devam edeyim mi?
*
Beni, senelerdir bitirilemeyen, siyasi güce, yeteneğe, yetiştirdiği güçlü siyaset adamlarına rağmen yılan hikâyesine dönen, oysa tamamlandığında merkez ile ilçeyi kısaltacak, yol güvenliği ve rahatlığı getirecek Göksun-Elbistan arasındaki yol ilgilendirir!
Beni, ‘bu yol bizim namusumuzdur!’ deyip namusu geri plana atan, kış mevsiminde kapanan yolda çekilen işkenceler, yolda kalan araçlar, mahsur kalan insanlar, okullarına gidemeyen öğrenciler ve her dönemde siyasilerin seçim malzemesi haline gelen Çağlayancerit yolu ilgilendirir.
Beni, bu şehirde hizmet sektörleri var. Dondurmanın da başkentiyiz sözüm ona. Elin adamı ot festivali yapıyor, biz dondurmanın merkez üssüyüz güya, lakin senelerdir bir dondurma festivali yapmaktan aciziz. Bu sektörde herkesin burnu Kaf Dağı’nda. ‘gelin birlik olalım, şu festivali yapıp, şehrimizin tanıtımına katkı sunalım’ demeyenler ilgilendirir.
Beni, bu şehir depremden çıkalı 2 sene oldu, fakat şu ruhsat meselesinde kafalar karışık. Belediyelerde ruhsat işi sıkıntı yaratıyor. Bu meselenin çözümü ve açıklığa kavuşması için görevlendirilen memurlar cahil-cühela. İşi –meseleyi bilmedikleri gibi vatandaşa zorluk çıkartma derdindeler. Fakat sorsan ruhsat verme konusunda hepsi de maşallah lider, hepsi de öncü. Beni, vatandaşa çile çektirenler ilgilendirir!
Beni, profesyonel ligde 2 takımımız olmasına rağmen bir türlü şampiyonluk ipini göğüsleme noktasında başarı grafiğini yakalayamayan, biri abad edilirken diğerine üvey evlat muamelesi çekilen, maddi imkâna ve desteğe rağmen şampiyonluktan uzaklaşan ve yokluk içinde kıvranan takımlarımızın pür meali ilgilendirir!
NOT: Neyse ki her iki takımımız da galip gelerek yüzlerimizi güldürdü, umutlarımızı artırdı. Teşekkürler!
Beni, üzülerek de olsa yazmak zorundayım. Sularımız kirli akıyor. İçemiyoruz. Depremde yer altı şebekelerinin zarar gördüğü, kışın beklenen yağmurların-rahmetlerin yağmadığı doğru olsa da, yer altı sularının dökülen enkazlardan bile etkilenip içine zehir karıştığını bilsek de, pet şişe sularına sarılmanın ne zamana ve nereye kadar süreceği ilgilendirir!
Beni, son senelerde sosyal medya maymunları çoğaldı şahsım şehrinde. Tetikçilik, tehdit ve şantaj gazetecilik sayıldı, ipe sapa gelmez paylaşımlarla kendini ‘araştırmacı gazeteci’ kılığına sokanlar, insanların aile mahremiyetine girebilecek kadar gözü dönmüş, kurumları zedelemeyi alışkanlık etmiş zübükler, bütün dertleri para koparmak olan tıynetsizler ilgilendirir.
*
Daha devam ederdim de, uzun yazıları okumuyor, sıkılıyorsunuz. Sizi limon gibi sıkmak istemediğimden kısa kesiyorum, Aydın havası (aba’sı) pozisyonuna giriyorum.
Daha geride hangi turpların olduğunu merak ediyorsanız, bizde konu, eleştiri tükenmez!
NOT: Büyükşehir Belediyesindeki deprem… Görevden alınmalar, yeni atamalar ve kadrolaşmaya dair yazım yarın!