Söylemeye gerek yok, ortalık toz duman. Diploma meselesi, yolsuzluklar, usulsüzlükler, terör örgütü bağlantıları derken alınan ifadeler, soruşturmalar, tutuklamalar birbirini takip edince, dost olduğundan emin olup olmadığım kimseler, ‘Kendine dikkat et, çok ileri gidiyorsun. Deli dolu yazıyorsun, mahallenin delisi sen misin? Bilirsin, hızlı giden atın boku seyrek düşermiş.  Frene bas, yavaş yürü, usul bas!’ cinsinden uyarılar, temenniler gelirken,  doğrusunu söylemek gerekirse korkuyor muyum, hayır!

Devletimi, milletimi, geleneklerimi ve şehrimi sevdikten, bayrağıma, ezanıma saygı duyduktan sonra kimden ne çekinecek, ne korkacağım. Belden aşağı vurmuyorsam, eleştirirken kimsenin özel hayatını didiklemiyorsam, şantaj yaparak ondan bundan para istemiyorsam, bana ne elin beş keçisinden on koyunundan!

Yarası olan gocunsun, korksun!

*

Anlatmadan yapamam, yazmadan rahat duramam. Üstelik de ne yazdığımı bile bile.

Diplomamdan endişem yok! Zaten ticaret lisesini zar zor bitirdim, yıl 1969… Mezun olduğum gün gazeteciliğe başladım. Bana kapıları açan, gazetede (eski Engizek, yeni Memleket) yer veren, bugünlere gelmemde emeği geçen merhum Nadire Tolun’u bir kere daha rahmetle anıyorum.

Bir kere, bedelini ödemediğin bir şeye sahip olmak gibi aptallık içinde olmam, olmadım!

Küstah, silik, video çekip şantajı meslek edinen sürülere itibar etmeyen, buna karşın şehrin çıkarları doğrultusunda, öneriler, tavsiyeler içerikli eleştirileri kendine şiara edinen, yapıcı eleştiriyi meslek etiği kabul eden birisi olarak kimden niye, neden, niçin çekinecek, korkacağım!

*

Şehir ilçeleriyle birlikte deprem yaşamış, yara görmüş, acı çekmiş, canlarını yitirmişken, şehri ayağa kaldırmak için çırpınan yerel yöneticileri tabi ki destekleyeceğiz. Bir yılı geçmiş olsa da koltuklara oturalı, kimsenin elinde sihirli deynek yok. Kimse de sihirli lamba sahibi Alaaddin değil.

Gelenin keyfi için geçmişe, ona buna sövmek zaten bizim kitabımızda yok.

Bu şehrin ulaşım, yerleşme, sağlık, iletişim, konut, içme suyu gibi hayati sorunları varken, tabi ki eleştirilecek tarafı olacak bizi yönetenlerin, ama kırmadan, dökmeden, incitmeden hatırlatmak boynumuzun borcu.

Başkası ne halt karıştırırsa karıştırsın, bana ne elin beş keçisinden, on koyunundan.

Yemek tarifi yapacak değilim. Eleştirilerim olur, olacak.

Ama edebince…

Ve son olarak, ortalık sığır kaynıyorken hâlâ etin kilosunun 750 lira olması benim suçum mu?

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner1560

banner1551

banner1561

banner1552

banner1554

banner1555

banner1556

banner1557