Diyorum ya, kendini tarıma, hayvancılığa adamış, bu meselede zaman mefhumu tanımadan Türki Cumhuriyetleri dahil ülkemizin her karış toprağını gezmiş, çiftlikler-tesisler kurmuş, yem bitkilerini incelemiş ve yem bitkisi tarımını yaygınlaştırma noktasında ciddi mesafeler kat etmiş yazarımız sevgili Eşref Şekerli’yi kızdırmışlar.

Kızdıran kim? Hasan Kim adında biri. Beki de feyk hesap. Dayanaksız, mesnetsiz, yazarımız Şekerli’yi eleştirmiş, eleştirse yine iyi de, adeta linçe kalkışmış, hakaret etmiş, çıkara, kendine hizmet ettiğini ileri sürmüş, bozuk Türkçesiyle demiş ki; “Sizler bu ülkede hayvancılıkta kanaat önderlerindendiniz bakanlarla müsteşarla rahat görüşebiliyordunuz, hayvancılığın geldiği durumdan siyasetçilerden daha fazla sorulusunuz. İkili ilişkilerinizi ülke çıkarları için değil şahsi ikballeriniz için kullandınız binlerce kooperatife döküntü hayvanları satanların sonu o kooperatiflerden kötü olacak.

Kısacası Eşref Şekerli, vicdaniniz ile baş başasınız!”

Hoppala! Ne alaka şimdi? O’nun vicdanını sorgulayacak kadar hangi duygular, inançlar, düşünceler içinde bu vatandaş bilmiyorum da, hiçbir zaman siyasi bir figür olmamış, olmayı düşünmemiş, mesafeli davranmış, uzak durmuş, dedim ya, kendini tarıma, hayvancılığa adamış, bunlarla kalsa yine iyi hayır ve hasenatları ile garibanların, umutsuzların umudu olmuş, yardımlarına koşmuş. Önce bir kendi vicdanını sorgulasaydı, daha iyi ederdi.

Kurdukları Şekerli Vakfı sayesinde bir anlamda yerel yönetimlerin bile sosyal yardımlaşma noktasında yükünü alırken, fakat densizin biri çıkmış, Eşref Şekerli’yi vicdanı üzerinden yüzleşmeye davet etmiş sanki.

Sevgili yazarımız konuşmasını, sazını-sözünü bilen, ağzından çıkanı kulağı  duyan, fakat haksızlık ve iftira karşısında sus desen susmayacak bir cevval adam, gereken cevabı yapıştırmış suratına, bizim Maraş’ın deyimiyle hahını avucuna vermiş.

Demiş ki; Bizi tanımadan konuştuğunuz için ramazan günü oturduğunuz yerden günah kazanmış oldunuz sadece elinize geçen bu. Çok yazık oldu size! Siyasetçilerle hiç biten bir işim olmadı. Devletten kredi teşvik destek hibe hiçbirisini kullanmadım, hiçbir kooperatife mal satmadım bugüne kadar. Siyasetçiler beni sevmezler ben de onları sevmem. Sizin gibi tanımadığı insanlar hakkında ileri geri konuşan adamları ise hiç sevmem ramazan günü oturduğunuz yerden bedavadan günah kazanmış oldunuz!”

Cuk diye oturmuş değil mi?

*

Tanıdığım, bildiğim, dürüstlüğüne herkes kadar kefil olduğum sevgili Şekerli, susacak, tırsacak biri değil. Bugüne kadar bir meslek sabıkasını duymadık, okumadık. Kendi işinde-gücünde, üstelik de evini-barkını, daha ötesi sağlığını bile  ihmal edercesine kendini hayır hasenada adamış, kurdukları Vakıf ile garibanların can simidi haline gelmiş birisi, kuru gürültüye pabuç bırakacak değildir herhalde.

Çünkü o her zaman partiler üstü kalmayı istemiş ve bunu da ziyadesiyle becerebilmiş dürüst insan, kendini vakıf ve diğer sosyal hayırları ile insanlığa adamış bir kişi.

Kıymetin bilmek gerek!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner1560

banner1551

banner1561

banner1552

banner1554

banner1555

banner1556

banner1557