Gencay FİSKECİ
Gencay FİSKECİ
Yazarın Makaleleri
Ahmet Özdemir’den beklenen… Ve sorunlara genel bir bakış…
Kabul eder ya da etmezsiniz bilemem. Şu birkaç aydır gördüğüm, gözlemlediğim kadarı ile bu şehirde siyasetin abisi, sözü geçeni önce Mahir Ünal, sonra da Ahmet Özdemir. Yarın seçim bittiğinde, siyasetteki üst düzey görevi sebebiyle...
Çalıyor ama çalıştı be kardeşim!!!!
Diyorlar ki, ‘bal tutan parmağını yalar!' zehir zıkkım yalasın! Başka bir şey bulamadı da parmak mı kaldı yalanacak. Sonra… Bu sözü güya bizim atalarımız söylemiş. Külliyen yalan. Bu söz Yahudilere, Musevilere, Siyonistlere ait....
Beleşe mezar bulsalar girecek olanlara…
Aşağıdaki yazı, değerli meslektaşıma, bir büyüğüme ait. Kime yazdı, niye yazdı, anlamış değilim ama verdiği mesajlar çok açık ve net. Yüreğine sağlık diyorum, noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyorum. * 'Bu yazımı bit...
Başkan adaylarını uzaktan takip etmek!
Sıkı sıkı siyasete sarılan, siyasi tartışmaların ortasına kendini atan biri değilim. İyi bir yorumcuyum, iyi bir takipçiyim, iyi bir izlenim ve gözlem sahibiyim. Bizatihi, fiili olarak siyasetin içinde yokum, olmadım, olmayı da düşünmedim....
Eşek büyümekle kervanbaşı olmazmış.
Evet, eski filmlere bakın, destansı öyküleri okuyun, kervanların başında her daim eşek olurmuş. Gittiği yolu unutmayan, kılavuzluk, rehberlik görevini yapan bu mahlukata ait fıkralar da var, isterseniz ilkin onunla başlayayım yazıya. Kayserililer...
Herkese hayırlı Cuma’lar…
Çalışanının hakkını yiyip, vergi kaçıran ama Cumayı kaçırmayan işveren, hayırlı Cumalar.. Çalışanı kollayacağı yerde, Bizans ve ayak oyunları ile ekmeğinden eden, sözüm ona caminin en önünde saf tutan, kalbi fesat ve kinle dolu...
Gerçeğe ve doğruya giden yolda yürümek!
Ben parmağımla gökyüzünü işaret ediyor, dikkat çekmek istiyorum. Fakat bazıları gökyüzüne değil parmağıma bakmayı tercih ediyorlar. "Tırnağın uzamış, parmağın niye ince" gibi amacımdan, eylemimden uzak sorular yöneltebiliyorlar....
‘Işıklı tosun baba’ bir tane değil ki…
Yeniden aday gösterilmeyince, Fatih Erkoç'un çevresinin boşaldığını, alanının daraldığını fark ettiniz mi? Siyaset böyle bir şey işte. Ha, aslan da kendi yavrusunu yer mi, yermiş! Daha düne kadar sayın Fatih Erkoç'un etrafında,...
Kendimizle yüzleşmek ve kader ağlarını örerken…
Günlük yaşam sıkıcı, mutsuzluk insanların her yanından fışkırırken, acaba diyorum, akşam olup da eve gittiğimizde, eşofmanları (pijama denen nesne kalmadı nasıl olsa) çekip divana şöyle bir uzandığımızda, acaba hepimizi kast ediyorum,...
Devlet nasıl biter ve çökertilir?
Cihan hükümdarı Yavuz Sultan Selim'in kafasına takılan ve onu yoran bir soru vardı. Bir devlet ne zaman çöker ve sonunda ne olur? Bunun cevabını almak için dönemin ünlü Türk alimi Yahya Efendi'ye Sadrazamı gönderir. Sadrazam gider,...
Osman Okumuş’a dair kişisel düşüncelerim…
Çok popüler, çok çalışkan, çok gayretli bir belediye başkanı olduğunu biliyorum, kaldı ki yerel gazetelerimiz, sosyal medya da bu gerçekleri haberleriyle, yorumlarıyla bizlere sunarken, çok fazla konuşmuşluğum, samimiyetim olmasa da, bu onun...
Papağanın laneti. Haysiyetsiz genel müdürler, şerefsiz daire başkanları…
Burnumuzun dibinde savaş var. Toprak savaşı, petrol savaşı, silah satma savaşı, ganimetten pay kapma savaşı. Amerika ve Rusya şu sıralar Suriye'de. Amerika ve Rusya başta olmak üzere, batı ülkelerinin Ortadoğu'da hesapları var ve...
Siyasiler, gazeteler ve gazeteciler…
Zaman zaman kendi aramızda tartışır, ‘gazetecilik öldü!' deriz, cenaze namazını kılmaya kalkışırız. Alakası yok. Ölen gazetecilik değil, gazeteciliğin onuru. Onun namazını kılın kılacaksanız! Zaten şerefi de kalmadı, itibarı...
Kendini pazarlama ve tribüne oynama meselesi…
Şimdi kimse kusura bakmasın, bal tutan parmağını yalıyor zaten de, yaptığı bir iş, ortaya koyduğu bir eser, geleceğe kazandırdığı bir hizmeti varsa insanoğlunun bunu pazarlamasından daha doğal bir şey olamaz. Biz bile bir kıçı kırık...
Siyasilerin vaadleri ve tutarlılıkları
Okudukça, yazdıkça hayretler içinde kalıyorum. Haydi liderlerden vazgeçtim de, yerelde siyaset yapanlar, yapacaklarını söyleyenler, öyle uçuk kaçık vaadler dizisi seriyorlar ki meydana, insanın havsalası almıyor. İçinde neler yok, neler…...
İYİ Parti adayları neredeler?
Bu soruyu bizler olduğu kadar kamuoyu da soruyor. Ve insan sevdiği, başarılı bulduğu, değer verdiği, temsil edebileceğine inandığı siyasetçileri yanında görmek isteyince, haklı olarak bu soruyu soruyorlar? Neredeler… * Allah var, haftalar...
Benim sahtekârım iyidir, biz eşek olduktan sonra!
Yaklaşan süt krizine dikkat çekmek için elinde peynir paketleriyle basın toplantısı düzenleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 'İçinde süt yok bu peynirlerin” demiş. Günaydın sayın vekil, bunu yeni mi öğrendiniz acaba?...
Papağanın laneti…
Amerika ve Rusya şu sıralar Suriye'de. Amerika ve Rusya başta olmak üzere, batı ülkelerinin Ortadoğu'da hesapları var ve yeniden harita şekillendirme derdindeler. Bunun için Irak'tan sonra Suriye'yi de parsellemek istiyorlar....
Haksızlık yapanların, insanları ekmeğinden ve aile saadetinden uzaklaştıranların yanına kâr kalmayacak!
Hangi kurum olursa olsun, çalışanını mağdur eden, kumpas ve iftiralarla ekmeğinden eden, aile huzurunu bozan kimseler var bu toplumda. Yakında onların da defteri dürülecek. Yazıyı kısa kesiyorum, arkası gelecek. Unutmayın! * Haksız servet...
Öğrenci ve velileri öğretmenine not verirse…
Dünya tersine dönüyor. Bize hep öğretmenlere not verirdi, şimdi bu görev öğrenci ve velilere yüklendi. Henüz tasarı, meclisten geçmiş değil. Tabi bu tutum öğrencilerin, belki de velilerin işine gelebilir. Ancak eğitimde ciddi bir sıkıntıya...
Bu kadar mı gözünüz döndü, yuh be, yuh!
Gazetelerin üçüncü sayfalarına bakmıyorum zaten. Tiksinti veriyor. Göz gezdirsen dahi iğrenç başlıklar, fotoğraf kareleri, toplumun nereye sürüklendiğini gösterirken, dedem yaşındaki insanların sırf seks sayfası veriyor, Haydar Dümen...
Bu adamlar asılsın, günahı bana yazılsın!
Sosyal medyadaki bir metinden aldım başlığı… Konu malum, cinsel istismar, taciz, kadın cinayetleri vs… Her gün okumaktan, dinlemekten bıkıp usandığımız, tiksindiğimiz, nefret ettiğimiz, isyan bayrağı çektiğimiz iğrenç haberler işte…...
Bir kere daha kurumlardaki araç israfı meselesi!
Geçtiğim günlerde araç israfını, kurumların bu meselede hovarda davrandıklarını, kiralama sistemiyle büyük bir israf ekonomisine gidildiğini, dün topal eşeğe binmesini bilmeyenlerin altına araba verildiğini, tatil günlerinde ailelerini...
Oturduğu koltuğu hak edenler, etmeyenler… Kurumun aracını özel işlerinde kullanan müdürler, şefler…
Şimdi kalkıp kurum adı versem, ‘bak, bak! Vurmaya başladı…' diyecek bazı zevzekler. Umurumda değiller de, sinek kadar değerleri yok da, neyse… Susaklar, kraldan çok kralcı kesilenler, onun bunun çantasını taşıyarak, ispiyonculuğunu...

banner1560

banner1551

banner1561

banner1552

banner1554

banner1555

banner1556

banner1557