Şimdi genel merkezlerde mülakata sıra geldi. Mülakata kimleri çağırdılar, kimler hangi notu alırlar, kimler kabul görür, bunu kestirebilmek zor. Ama sosyal medyada isimler dolaşıyor. Herkes kendini 8. sıraya oturtuyor.
Ancak halkın vicdanındaki mülakatta bazı isimler var ki, onların genel merkezce sorgulanması bile abes kaçar.
Adam kendisiyle barışık.
Ailesiyle barışık. Ruhuyla, inançlarıyla, kokusu ve dokusu ile barışık. Rengiyle, takımıyla, davası ile sıkıntısı olmayıp, milli ve manevi duygularla barışık yaşamayı ilke edinmiş…
Çevresiyle, ortaklarıyla, komşuları ile yakınları ile barışık.
Mesleki ve siyasi sabıkasına da rastlanmamış.
*
Bizde okullar tatile girince, tatil, sağlık ve turizm merkezlerinde, mahallelerinde sezon açılır. Bizde sağlık turizminin önemli merkezlerinden olan Ekinözü ilçesinde ve Ilıca mahallesinde sezon açılır, insanlar sağlıkları için, tatil amaçlı bu yerlere giderler.
Sezon açılmıştır.
Şimdi de siyaset sezonu açıldı, aday adayların başvuruları, temayüller, yoklamalar, mülakatlar gırla gidiyor.
Ben size bir soru sorsam, desem ki (partinizi sormuyorum, tuttuğunuz takım da beni ilgilendirmez) adayınız, ya da adaylarınız kimler?
Kime oy vereceksiniz. Dedim ya, siyaset sezonu açıldı.
*
Ait olma ve dışlanma arasına sıkışıp kalanlar, her adımı temkinli atıyorlar. Camiadan kovulma, dışlanma, ötelenme korkusu yaşayanlar çoğunlukta. Herkes alkışlanma özlemi ruh hali içinde iken, gazeteciler, yani bizler de ‘aman dikkatli yazayım, fincancı katırlarını ürkütmeyeyim, ekmeğimden olmayayım, ilanım ve reklamım k esilmesin, sağda solda ulu orta konuşmayayım, birilerinin kulağına giderde, kapının ağzına konulabilirim’ endişesi içinde iken, yeni siyaset sezonu herkese hayırlı olsun!
Nabza göre şerbet vermek artık moda. Özellikle basın camiasında. Esnaf zaten esnek. Sivil toplum kuruluşları kendilerini güce odaklamış, ‘bana değmeyen yılan bin yaşasın’ derdinde, hesabında.
*
Ben…
Yani Mehmet Fiskeci olarak…
Bu mesleğe 50 senesini vermiş biri olarak… Mazlumu severim, zalimi alkışlayamam… Ama amigoluktan nefret ederim.
Her köşe başında gönüllere tezahürat yapan amigoların varlığından mutluluk duymam, memnuniyet hissetmem.
Sen, siz sevgili okurum.
Sizin adayınız, adaylarınız kimler bilemem de…
Benim adayım 43 senelik eşim…