Editör
Editör
Yazarın Makaleleri
Esaret mi, cesaret mi? Ve Hanifi Öksüz’e gizli kapaklı değil, açık mektup!
Esaretten hoşlanmam da, insanı köle gözüyle değerlendirip, esir alma zihniyetinden nefret ederim fakat insanların deli cesaretine her zaman hayran olmuşumdur. Azimli, kararlı, topluma yararlı olma adına güçlü adımlar atan, yatırım anlamında...
Mahir Ünal ve Ahmet Özdemir neredesiniz?
İnsanoğlunun umutları, beklentileri, talepleri, ihtiyaçları hiç eksilmez. Ne kadar versen, daha fazlasını ister. Bizde, yani Türk toplumunda tatminsizlik diye bir şey var. Verirsin, halbuki ihtiyacı yoktur, fazlası vardır evinde, işyerinde,...
Dondurmanın Profesörü
Ve beyefendisi… Ve dondurmanın kitabını yazan usta. Dondurmanın başkentinde, Türkiye ve dünyada dondurma denilince akla kuşkusuz Kahramanmaraş geliyor. Festivalini yapamıyoruz ama dondurma bizim yerli ve milli markamız. Yaşar Pastanesi ve MADO...
Vay köftehorlar vay!
22 senelik Köfteci Yusuf, günde 100.000 kg köfte satıyor. Yılda 2 milyar $'a yakın ciro yapıyor. Şirketini bu seviyeye kadar çıkarmış insanlar deli mi, hiç kârlı olmayacağı halde yasaklı hayvan eti koysun? (0,001) binde bir oranında...
Siyasetin ‘ceza sahası’
Futbolu bilenler, ceza sahası, yani 18 çizgisi içinde yapılan kural dışı hareketler, penaltı ile cezalandırılır. Penaltı yüzde yüz değilse de ki atacak oyuncunun kaçırma ihtimali de var, gol olmayabiliyor. Tabi her oyuncu penaltı çekemez....
İlker Yiyen’e dair sportif bir övgü manzumesi
Son senelerde, şehirde, özellikle futbolda otorite haline gelen gazeteci kardeşimiz İlker Yiyen; "şehrin taze kanlara ihtiyacı var!" derken, aslında bir gerçeğe parmak basmış. Ülkemizde, büyük takımlara bakıyorum, oyuncuların yarıdan fazlası...
Bana sponsor olur musunuz?!
Seçimden önceleri, başkan adayları seçim çalışmaları için gitmedik mahalle, ayak basamadık kırsal, çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmamış, inanan kitleler de partisinden çok adaya, belki de tepkiler yüzünden tutmuş karşı mahallenin...
Enver Kılıç ve Fatih Sarıkaya’yı anlamak, anlatmak!
Hep diyorum, hep yazıyorum, tanıdık insanları, dostları anlatmak kadar zor bir şey yok. Arada unuttuğunuz bir özelliği olur, mahcup duruma düşersiniz. Birlikte yol yürümedikten sonra, birlikte toplum içinde halvet etmedikten sonra, ticaretinde...
Takımlarımız, Kırıkhan, yerli - milli sahamız ve stadyum meselesi
Akedaş sponsorluğundaki İstiklalspor, alınan kararla artık maç yapmak için Hatay'ın Kırıkhan ilçesine gidecekti, fakat TFF karara red vermiş. Kahramanmaraşspor ve Kahramanmaraş İstiklalspor'a gönderilen yazıda, Batıpark Sahası'nda...
HG Hastanesi, yol ve kavşak meselesi
'Keşke faizlerin yüksekliğinden dolayı neredeyse durma noktasına gelmiş Maraş'taki tekstil fabrikalarının halinden de bahsetseniz. Fabrikalar patır patır dökülüyor, batıyor! Şu an küçükler ve orta çaplılar gidiyor. Büyüklerin...
Çok konuşma, uzatma, önüne bak!
İstenen bu. ‘Çok konuşma, yazma, eleştirme, bizi ikide bir, kim demiş şehre gelmeye korktuğumuzu, sahaya inmekten kaçındığımızı, bak, sana söylüyorum; zart zurt hatırlama, cevap verme hakkı yaratma, bak memleket için bir tarafımızı...
Yürüyüşünü görmek istedim!
Yaya olarak bir köye gitmeye çalışan adam, yolda gördüğü köylüye, ne kadar zamanda köye varabileceğini sorar. Köylü sesini çıkartmaz, duymazdan gelir sanki. Cevap alamayan adam, köylünün sağır olabileceğini düşünerek yürümeye başladığında,...
Balcıoğlu, “Sanayi sektörü batmamaya çalışıyor”
Kime rastlasak, kiminle iki kelime hanek edecek olsak, ekonomik gidişattan rahatsız olmayan ve kaygı duymayan yok gibi. Geçim sıkıntısı, alım gücünün düşmesi, ekonomik darboğaz, insanların günlük yaşamlarını olumsuz etkilerken, günümüzde...
Kurt kışı geçirir ama…
Yediği ayazı unutmadığını hepimiz biliyoruz. Depremden sonra birçok insanımızın psikolojisi bozuldu. Eşini, aşını, işini, evladını kaybedenler kadar, hatıralarını da yitiren toplum ne kadar zamanda toparlanır, esnafı, sanayicisi ne zaman...
Sat gitsin anasını…
‘Boş ver! Aldırma, geçer, takma kafana, olur böyle şeyler, üzüldüğün şeye bak!' anlamında… Öyle olmuyor işte, alamayacağını bile-bile borç veriyorsun, yapamayacağını bile bile söz veriyorsun, yeri ve zamanı geliyor evini-barkını...
Sırça köşkte oturuyorsan, başkasının evine taş atmayacaksın!
Bu, toplumun her katmanında geçerli, her zaman her ortamda insan yer bulan, veciz, mesaj veren, uyaran, belki de tehdit kokan bir söz. İnsanların eğitimi, yaşam kalitesi, etnik kökeni, tutuğu takım, gönül verdiği parti ile alakası yok meselenin....
Başkan Hanifi Toptaş’ı dinlerken…
Şunu kabul etmek gerekirse, deprem sonrası vuku bulan seçimde, iktidar veya muhalefet fark etmiyor, başkanlık koltuğuna oturanlar aslında ateşten gömlek giydiler. Bu gömleği giymek bir yere kadar da, taşımak her babayiğidin harcı olmasa gerek....
Belediyelerin ruhsat ve zemin etüd sorunu
Vatandaşın deprem sonrası karşılaştığı ve canını acıtan, içini sızlatan, gecikmesiyle kaygılarını da artıran meselelerden biri de ruhsat. Her yerde söyleniyor, yazılıyor ve tartışma meselesi oluyor, belediyelerin kış gelmeden, vatandaşın...
Şahsım şehrinde tahtası eksik kimse var mı?
Ya da kafası kırık! Valla onu bunu bilmem de, bu başlığı atınca, herkes Talat'ı adres gösterse de, kusura bakmayın, o senden, benden de akıllı. Şimdi ekonomi iyi değil, piyasa berbat, zamlar belimizi büktü diye bağırıyor, yer yer...
Okumuş ailesi ve bir kere daha Osman Okumuş!
Bir anne – babanın evlatları adına mutlu anları, zamanları vardır. Mesela evlat erkek ise dünyaya gelmesi, ilk ayağa kalkıp yürümesi, ilk anne-baba demesi, ilk okula gitmesi, büyümesi, herhangi bir okuldan mezun olması, diploma ile eve sevinçle...
Şehir Hastanesini yıkmakla elinize ne geçecek!
Bu soruyu halkım adına daha önce de sordum, çıkıp bir açıklama yapan, vatandaşı aydınlatan yok! Yoksa, yenisini yapma adına yanında yönünde arsam yok size verecek! Bazı gazeteci arkadaşlarımız da duyarlılık gösterdiler, meseleyi gündeme...
Yol ikiye ayrılmışsa, ortadan gidilmez!
Daha doğrusu gidilemez. Gidenin de aklına tükürürler bu memlekette, ‘kafayı yemiş' derler, ‘bile bile kendini ölüme, ateşe atıyor!' derler, ‘bunun aklında zoru var galiba!' derler, ‘Allah akıl fikir versin!' derler....
Emekliler Partisi kuruyorum!
İyi tarafından bakın, çok okumak şekeri yükseltir, fazla düşünmek kafayı yedirir, hakkınızı aramak kalbinizi yorar, kırmızı et zaten kanser yaparken, geceleri elektrik kullanmayın, mümkünse televizyon da seyretmeyin, ki stresiniz azalsın!...
Çıraklığını yapamadığın siyasetin patronu olamazsın!
Aslına bakılırsa doğrusu, ‘çıraklığını yaşamadığın işin patronu olamazsın!' Ben hınzırlık olsun diye şeklini şemalini değiştirdim. Öze dokunmamak kaydı şartıyla. Bu deyim, genellikle esnaf için geçerliydi. Ama şimdi tüm...

banner1560

banner1551

banner1561

banner1552

banner1554

banner1555

banner1556

banner1557